Saturday, December 20, 2025

ÇORAKLIKTAN VEHBİ AMCA


ÇORAKLIKTAN KOMŞUMUZ VEHBİ AMCA

Çocukluğumda bize hep gülümseyen Vehbi Amca’yı ve oğlu Rahmi Bey’i, Keçiören Çiftasfalt üzerindeki Çoraklık Mahallesi’nde, Gedikoğlu Konağı olarak da bilinen iki katlı bağ evlerine girip çıkarken görürdüm.

1960’larda, ben on yaşımdayken bir gün rahmetli babam Hakkı Bey ile Rüzgarlı Sokak’taki, dünya şampiyonu ünlü güreşçi Gazanfer Bilge’nin firmasından İstanbul’a yatar koltuklu otobüs bileti aldıktan sonra Çankırı Caddesi’ne çıktık. Oradan Antepli Hacı Baba’nın baklavacısına giderken, babam bana Ulus Sineması’nın ilerisinde, Atatürk Heykeli’nin ve Sümerbank’ın karşısındaki 13 numaralı Koç Han’da yer alan Koç Ticaret, Ford ve Burla Biraderler ofislerini göstererek: “Bizim mahalledeki Vehbi Bey’in kurduğu firmalar bunlar” demişti.

Ben Çizmeci İlkokulu’ndayken sarışın afacan Mustafa doğdu ve Rahmi Bey’in, Vehbi Amca ile beraber “holding” adında bir şey kurduğunu duyduk.

HACETTEPE - HELSİNKİ

Aradan yıllar geçti. Yüksek öğrenime Hacettepe’de başladım, Helsinki Üniversitesi’nden mezun oldum ve Finnair Hava Yolları’nda işe girdim. 10 yıl çalıştıktan sonra Finli bir arkadaşım ile Helsinki şehir merkezinde “Ismo Tours” adında bir seyahat acentası kurduk.

RAM DIŞ TİCARETTEN MİSAFİR

1990 yılı güzünde (biz Keçiörenliler sonbahara güz, doğum gününe de yaş günü deriz), Helsinki Havalimanı’ndaki işimden çıkıp yeni kurduğumuz acentaya gittiğimde, takım elbiseli yakışıklı bir bey beni bekliyordu:

                                     

“Merhaba, ben Koç Holding’e bağlı RAM Dış Ticaret Satış Müdürü Selçuk S. Büyükelçiliğimizden, Helsinki’de Türk firması olarak sizi söylediler” dedi. Biraz sohbet ettikten sonra, “Bağışlayın, benim iki saatliğine otele gitmem gerek. Akşam saat 21 gibi müsaitseniz otele gelebilir misiniz?” diye ekledi.


Ismo Tours Seyahat Acentası Helsinki 1996 Copyright © 2025 

TORNİ'DE TARÇINLI ÇÖREK

Selçuk Bey’in ani ayrılışına şaşırmıştım. Ama Keçiören’den mahalle komşumuzun kurduğu Koç şirketlerini çocukluğumdan beri tanıdığım için akşam Inter Continental Hotel’e gittim. Onu alıp yakındaki Hotel Torni'nin meşhur panoramik manzaralı kafesine götürdüm.

Selçuk Bey, Finlandiya pazarıyla ilgili çeşitli sorular sordu, yanındaki deftere notlar aldı ve bana RAM firmasının anahtarlığını hediye etti. Ben de ona sütlü kahve ve tarçınlı Fin çöreği ikram ettim. Ardından sordum:

“Niçin bizim ofisten aceleyle ayrıldınız? Büyük patron dediğiniz Rahmi Bey mi? Keşke o da gelseydi!

BÜYÜK PATRON KİM?

Selçuk Bey: “Bu ticari gezimizi kurucumuz Vehbi Beyefendi liderliğinde yapıyoruz. Otele gidip, Vehbi Bey akşam çayını içerken sizden aldığım bilgileri kendisine aktardım. Yatağa girmesine refakat ettim; o uyuyunca sizinle buluşmak üzere aşağıya indim” dedi.

Ben de gayri ihtiyari, “Peki Vehbi Bey ne dedi?” diye sordum. Aldığım cevabı hayatım boyunca unutamam: “Işıkları söndür de otel boşuna elektrik parası ödemesin!”

Selçuk beye Koçlarla Ankara'dan komşu olduğumuzu: çocukluğumda Vehbi ve Rahmi amcaları hatta küçük Mustafa'yı bile bağ evine girip çıkarken gördüğümü söyledim ve benden selam söylemesini rica ettim.

MECİDİYEKÖY RAM DIŞ TİCARET

RAM heyeti İstanbul’a döndükten sonra Selçuk Bey’den aldığım kısa mektupta, Helsinki’de tanıştığımıza memnun olduğunu ve Vehbi Bey’e selamımı ilettiğini yazmış ve eklemişti: Türkiye'ye geldiğinde haberim olsun!

Ertesi yıl İstanbul’a gittiğimde Selçuk Bey’i aradım ve Mecidiyeköy’deki şirketin ofisine gittim. Sağ olsun, bana RAM Dış Ticaret’i gezdirdi ve öğle yemeği ısmarladı.

                                 
                               Copyright © 2025 All rights reserved- Tüm hakları saklıdır

SETUR SEYAHAT ACENTASI

2000’li yılların başında Finnair Hava Yolları’nın Türkiye Müdürü olarak İstanbul’a tayin oldum. Bilet satışlarında Setur Seyahat Acentası Türkiye’nin ilk üç acentası arasında olduğu için sık sık Altunizade ofislerine satış ziyaretleri yaptım. Handan Berkay Hanım ve diğer yöneticilere Finnair uçak maketleri ve ünlü Fazer çikolataları ikram ettim.

                             

FİNLANDİYA FAHRİ KONSOLOSU 2006-2014

Rahmi Amca’nın oğlu Mustafa Koç, 2006’da Finlandiya Fahri Konsolosu olunca Finlandiya Bağımsızlık Günü vesilesiyle Divan Otelinde verdiği resepsiyona FİNNAİR Türkiye müdürü olarak beni de davet etti.

KIRK YIL EVVEL KOMŞUYDUK

Finlandiya'nın Türkiye Büyükelçisi Maria Serenius orada beni Mustafa ve eşi Caroline Koç ile tanıştırdı. Mustafa Bey’e, Ankara'dan komşu olduğumuzu: 60'lı yıllarda ben Gazino'daki Keçiören Ortaokuluna giderken onu Çoraklık’taki bağ evine girip çıkarken gördüğümü söyleyince elimi sımsıkı tuttu ve “Vay be İsmail Abi, demek biz kırk yıl önce komşuyduk. Memnun oldum, kartımı al, asistanımı ara, görüşelim” dedi.

Finlandiya Büyükelçisi Maria Serenis ve Mustafa Koç
Copyright © 2025 All rights reserved- Tüm hakları saklıdır

İSKENDER KAPTANA SELAM

Sonraki yıllarda Mustafa Bey ile yılda 2-3 kez görüştük. Her seferinde sıcak, samimi ve içtendi. Bir seferinde Ankara'da Finlandiya Büyükelçisinin davetinde Mustafa beye Holdingin pilotu İskender kaptanın Ihlamur Evlerinde bizim üst katımızda oturduğunu söyledim. O da bana: "İskender abiye selam söyle. Ismail abi, havayolu slotları ilgili veya senin özel bir işin olursa beni ara, haberim olsun" dedi.

MUSTAFA GRİP OLDU

Yanlış hatırlamıyorsam Fahri Konsolosluğunun son yılı olan 2013'te Finlandiya Bağımsızlık Günü resepsiyonunda onu her zamanki gibi konukları karşılarken göremeyince orada bulunan Caroline hanıma "Mustafa beyi göremedim" dedim. O da bana "Mustafa bey ağır bir grip geçiriyor ve evde dinleniyor. Bugün onu ben temsil ediyorum" demişti!

Copyright © 2025 All rights reserved- Tüm hakları saklıdır

ÇARESİZLİK, HÜZÜN VE İSYAN

Çoraklık Mahallesi’nden komşum Vehbi Amca’nın torunu, Rahmi Bey’in oğlu, benden dokuz yaş küçük kardeşim Mustafa’yı Ocak 2016’da kaybedince şok geçirdim. Çaresiz kaldım, derin bir hüzne boğuldum, isyan ettim. Ruhu şad olsun, Allah rahmet eylesin.

Bu vesileyle başta Rahmi beyamca olmak üzere Caroline hanım’a, kızlarına ve Mustafa’nın biraderleri Ali ve Ömer beylere tekrar başsağlığı diliyorum.

Bu eski komşuluk ve dostluk bağı, bu yazıyla tarihe bir anı olarak geçmiş oldu.

                      

MUSTAFA, SOHBETİMİZ YARIDA KALDI. YAKINDA GÖRÜŞMEK ÜZERE! 

Copyright © 2025 All rights reserved- Tüm hakları saklıdır

-

BİR OTOKOÇ MÜŞTERİ DENEYİMİ

19 yaşımda Helsinki Üniversitesi’ne gittiğimden beri 40 yıl Finlandiya ve İsveç’te yaşadım. 11 yıl Türkiye’de Finnair Müdürü olarak çalıştım. Emekli olduktan sonra çocuklarım ve torunlarımın yanına dönsem de ailece yılda iki kez Türkiye’ye tatile geliyoruz.

Her gelişimizde eski komşumuz ve dostumuz Otokoç’tan araç kiralarız. Hiç kimsenin Koçlarla, özellikle rahmetli Mustafa kardeşimle olan dostluğumuzdan haberi yoktu. Evvelki yıllarda Setur yöneticisi Handan hanım yardımcı olmuştu. Son beş yıldır ise bize mükemmel hizmet veren Avis Bölge Müdürü Vural Baş beye müteşekkiriz.



Monday, January 13, 2025

TATSIZ BİR SABİHA VAKASI

SAW Sabiha Gökçen Airport Copyright © 2022 All rights reserved- Tüm hakları saklıdır

Tatsız vaka 20 yıllık eski ve artık dar gelen terminal binasından 2024 yılında 40 milyon yolcunun geçtiği Sabiha Gökçen havalimanında oldu. Bir iş için birkaç günlüğüne İstanbul'a geldim ve geçen Cuma sabahı dönüş için uçuştan 3 saat evvel havalimanına vardım. Güvenlik, bilet, bagaj, pasaport işlemleri yaptırıp tekrar güvenlikten geçtim ve alışveriş için helva, tatlı, içki, sigara, parfüm vs satan mağazalara uğramadan iki saatte yani uçuştan bir saat evvel uçağın kalkacağı kapıya ulaşabildim.

YOLCU ALIMINA BAŞLANDI
Daracık ve gürültülü salona yaklaşık 200 yolcu toplanmıştı. İki genç Pegasus personeli uçağa önce yaşlıları ve çocuklu aileleri aldılar. Benim yanımda Finli ve İsveçli iki çift ile Bagdad ve Tebriz'den gelen üçer kişilik iki aile vardı. Biz acele edenler geçsin, kalabalık azalsın diye havayolunun yer hizmetleri personelinin hemen 1-2 metre yanında ayakta bekliyorduk.

 

Uçağa biniş kapısı Sabiha Airport Copyright © 2022 All rights reserved- Tüm hakları saklıdır

GATE-KAPI KAPANDI 12 YOLCU KALDI
Birdenbire yabancı bir kadın yolcu koşarak yanımıza geldi ve ingilizce "Uçağın kalkmasına 15 dakika var, beni alın please! diye bağırınca personel: "Maalesef son çağrıyı yapıldı ve yolcu alımını 1 dakika önce kapattık. Yarınki uçuş için kendinize yeni bilet satın almanız gerekiyor!" deyince kıyamet koptu!
Personel ağlayanlara, "Uçağın kalkmasına daha vakit var, uçağın kapısında dışarıda onlarca yolcu var, amirinizi arayın, bizi uçağa alın" diyenlere aldırmadılar. Bizimle göz göze gelmemeye çalışarak körüğün kapısını kapattılar; sessizce evraklarını, telefonlarını ve telsizlerini alıp kapıdan ayrıldılar.

PİLOTA EL KOL HAREKETLERİ İŞE YARAMADI
Uçağın karşısındaki kapıda umutsuzca bekleyen 12 kişiden birkaç yabancı yolcu "Pilot bizi camdan görüyordur, belki insafa gelir bizi uçağa alır!" diyerek terminalin camından uçağın pilotuna el kol hareketi yaptılar, ama nafile! Push-back traktörü kalkış saatinden 3 dakika evvel uçağı piste doğru geriye itekledi...

Birinci uçaktaki yerim 17F acaba boş mu kaldı?

SABİHA’DAN TÜRKİYE’YE GERİ GİRİŞ YAPTIK
Uçağa alınmayan yolcular alt kata inip gelen yolcular gibi önce önce pasaport sonra gümrük kuyruklarına girip Türkiye'ye giriş yaptık. Oradan yarınki uçağa yeni bilet almak için terminalin üst katındaki bilet satış ofisine gittik. Bagdad, Erbil, Tebriz'den gelip İsveç'e giden Transit yolcuların biletleri ücretsiz yarınki uçuşa değiştirildi. İsveçli çift (kişi başı 15 bin TL) yeni bilet satın aldılar.

KAPIDA 12 YOLCU, UÇAKTA 12 YER BOŞ KALDI
Ben ise "Bakın gençler, ben 40 yıl bu işi yaptım. Bazen 2-3 kişi gecikebilir, ama uçak kapıda bekleyen 12 kişiyi almadan kalkarsa, bir sorun var demektir. Kalabalık ve gürültüden anons duyulmadığı için personel yanlarında bekleyen yolculara yüksek sesle bir zahmet "Stockholm yolcusu kalmasın!" deseydi şimdi hepimiz uçakta olacaktık!" dedim. Nazik bilet satış memuru gülümsedi ve "Tamam abi, senin biletini yarın sabah uçağına değiştirdim. Borcun yok, ama otelini kendin ödersin!" dedi.

BU DA BANA KAPAK OLSUN!
Uzun havayolu kariyerimde sayısız uçağını kaçıran yolcu gördüm, ama ilk defa beni uçağa almadılar. Bu da bana kapak olsun! Pendik Viaport yakınında bir otelde kazık bir fiyata konakladım. Sabahn altısında kahvaltı yapmadan taksiyle Sabiha'ya gittim ve bilet bagaj işlemlerini tamamlayıp uçuşun kapısına ulaştım ve Boeing 737 tayyaresine bindim. Üzerine de bir bardak soğuk su içtim!


Arlanda Airport Foto Ismo Copyright © 2025 All rights reserved- Tüm hakları saklıdir

FINNAIR HAVA YOLLARI OLSAYDI
Hava yolları istasyon md görevindeyken, uçağı geciktirmemek şartıyla uçağın kapısına son 5-10 dakikada gelen yolcuları kabul ederdik. Ayrıca seyrek de olsa "Overbooking" yani koltuk sayısından fazla bilet satıldığında Finnair yetkilisi olarak uygun gördüğümüz yolculara durumu izah eder, nazik bir şekilde özür diler ve o günkü uçuştan gönüllü vazgeçenlere ertesi günkü uçuşa biniş kartı ve 400 Euro tazminat verirdik. Üstelik isteyen müşterinin otel ücretini de öderdik! 

Finnair check-in Atatürk Airport Copyright © 2025 All rights reserved- Tüm hakları saklıdır

TUHAF BİR VAKA
Bu olay pek tuhaf: Check-in yani bilet bagaj işlemini yaptırmış ve biniş kartı verilmiş 12 yolcu Sabiha havalimanında uçağın kapısına zamanında geliyorlar. Tıklım tıklım dolu uçuşun kapısında iki genç personel uçağa yolcu alımına başlıyor ve bu yolcular kalabalık geçsin diye personelin 1 metre yanında ayakta bekliyorlar.

Biniş kartı verilmiş 12 kişinin eksik olduğunu gören personel sessiz sedasız uçağa yolcu alımını uçuştan 15 dakika evvel sessiz sedasız kapatıyor, Ama yanlarında bekleyen 12 yolcuya bir zahmet "Stockholm yolcusu var mı? veya siz bu kapıda ne bekliyorsunuz?” diye sormuyor. Yolcular sorunca da onlara "Kapıyı 1 dakika evvel kapattık. Yarınki uçuş için yeni bilet satın alın!" deniyor! Şaka gibi ama gerçek!

FINNAIR ŞEFİ: ”EĞİTİM” DEDİ
Olayı anlattığım Finnair Helsinki Yolcu hizmetleri şefi:”Tabii ki kurallara uyulmalı, geciken 2-3 yolcu yüzünden uçak gecikmemeli, ama personelin inisiyatif kullanmayıp lakayıt davranışı yanlış.”Bizde bu gibi tatsız olaylar olmaması için personeli devamlı eğitiyoruz!” yorumunu yaptı.

Kırk yıllık deneyimimle iyi niyetli düşünerek bu tatsız olayın nedeninin ”Uçağa geç gelen yolcu yüzünden uçuş geciktirilmez” kuralı olduğunu düşünüyorum. Her havayolunda bu kural var. Ama personelin 12 kişinin gelmediğni farkedince hemen yanında bekleyen yolcuları ikaz etmesi gerekirdi. Ya yolcu hizmetleri personeline yeterli eğitim verilmemiş veya hizmet sektöründe çalışmaya uygun olmayan kişiler işe alınmış.


Uçağı kaçırmayan mutlu yolcularımız, Atatürk airport Copyright © 2025 All rights reserved- Tüm hakları saklıdır
Uçağı kaçırmayan mutlu yolcularımız, Atatürk airport Copyright © 2025 All rights reserved- Tüm hakları saklıdır

UÇAK GECİKEN 2-3 YOLCUYU BEKLEMEZ, AMA
Hiçbir hava yolunun kapıda 10-15 yolcu beklerken ”Ne yapalım, bu yolcular yanımızda duruyorlar, ama anonsu duymamışlar!” gerekçesiyle 15 dakika evvel kapıyı kapatıp uçağı kaldırması kabul edilemez. Pegasus müşteri hizmetlerine binbir zorlukla ulaşıp başımdan geçen olayı anlattım. Bizim kurallarımız böyle, ama bize mesaj yazın, en erken 96 saat sonra size dönüş yapılır dediler!

Bu tatsız vakayı on yıl evvel THY anlaşmalar müdürü olduğu zaman kendisini Yeşilköy’de iki kez (Finnair md olarak) ziyaret edip görüştüğüm Güliz Öztürk hanımefendiye iletmeye çalışacağım. Bakalım ulaşabilecek miyim?